İSTANBUL MÜFTÜ YARDIMCISINDAN DİYALOG SKANDALI

  Ali Eren Hocaefendi’nin Diyalog çalışmalarını yakından takip ettiğini söylemiştik. İşte Zeytinburnu Belediyesi’nin katkıları ve evsahipliğinde hazırlanan o tip toplantılardan biri…

   Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’nde “Semavi Dinlerde Ailenin Önemi” konulu bir konuşma vardı. Yahudilik, Hıristiyanlık ve Müslümanlık adına konuşmak üzere ayrı ayrı üç kişi davet edilmiş. Yahudilik adına konuşan Hahambaşı İshak Haleva’nın öğrencisi olduğunu söyleyen mahir Goan, Hıristiyanlık adına konuşan Dositheos isminde bir hıristiyandı, soyismini yazamadım. Müslümanlık adına konuşanın kim olduğunu ise en son söyleyeceğim.

   Ben varana kadar Hıristiyan konuşmacının konuşması bitmişti. İkincisinde, Yahudi konuşmacının konuşmasına yetiştim. Onun konuşmasından: “Yahudilikte şarabın kutsal sayıldığını, Yahudilerin tuza ve şaraba batırılarak yenilen ekmeğin eve bereket getirdiğine inandıklarını” öğrenmiş olduk.

   En son konuşma Müslümanlık adına yapılan konuşmaydı. Sayın konuşmacı şu cümleyle başladı: “Cenneti hak eder diye, temenni ettiğimiz hak din mensuplarına teşekkürlerimle…”

   İslam’ın hak din olduğu kesin. Diğer hak dinler hangisi ki; sayın konuşmacı hak din mensupları diyor. Neyse… Onu da dinledik.

   Soru sormak isteyenlerin yazmaları için dinleyicilere kağıt dağıtıldı. Sorular toplandı ve teker teker okunarak cevaplandı. Müslümanlık adına konuşan zata şöyle bir soru soruldu:

   “Müslümanlar gayr-i Müslimlerle evlenebilirler mi?”

   Değerli okuyucular! Bu sorunun cevabı İslam fıkhınca bellidir ve cevap şöyledir: “Müslüman kadınlar sadece Müslüman erkekler ile evlenebilirler. Müslüman olmayan erkeklerle evlenmeleri asla caiz değildir. Müslüman erkekler ise Müslüman olmayanlardan sadece Yahudi ve Hıristiyan kadınlarla evlenebilirler. Fakat böyle bir evlilik caiz olmakla birlikte mekruhtur.”

   İslamın hükmü böyle olduğu halde, İslam adına cevap veren zat, kendisinin Mardinli oluğunu, gayri müslimelrle iç içe ve dostça yaşadıklarını söyledikten sonra: “Dinler arası evliliğe gelince: Dinimiz ehl-i kitap ile yani ehl-i İncil ve ehl-i Tevrat ile evlenmeye müsaade etmiştir.” Dedi.

   Cevap yanlıştı. Oysa bu kimse sorunun doğru cevabını biliyordu.

   Yukarıdaki soruya bile bile yanlış cevap veren konuşmacı, öbür taraftan benim iki soruma cevap vermedi. Oturum başkanı hanım: “katkısı olanlar varsa konuşabilirler.” Dediği için söz aldım ve “sorularımızı yazmamız için bize kağıt dağıttınız ama soruma cevap vermediniz.” Dedikten sonra verilen yanlış cevabı düzeltmek için ilaveten şöyle dedim:

   “Müslüman kadınların, Müslüman olmayan erkeklerle evlenmesi caiz değildir. Müslüman erkekler ise sadece Yahudi ve Hıristiyan kadınlarla evlenebilirler. İslam fıkhı böyledir.”

   Hoca bir şey söyleyemedi. Benim ise verdiğim cevapla içim rahatlamadı. Çünkü Müslüman kadınları zinaya düşürecek olan yanlış cevabı hazmedememiştim. Program bittikten sonra hocanın yanına vardım ve: “Müslüman kadınların, Müslüman olmayan erkeklerle evlenmelerinin caiz olmadığını bilmiyor musunuz? Niçin öyle söylediniz?”

   Ne cevap verdi biliyor musunuz?

      “Gayri Müslimlerin gönlü kırılmasın diye öyle söyledim” dedi.

   Tabii ki şok oldum…

   “Peki, Allah’ın hükmü ne olacak? İslam fıkhı ne olacak? Sizin verdiğiniz bu cevaba güvenip de ya bir kadın Müslüman olmayan bir erkekle  evlenirse ne olacak? Dedim. Verdiği cevap şöyleydi:

   “Zaten burada böyle bir evliliğin caiz olmadığını herkes bilir.”

   Kendisine şöyle cevap verdim:
  “Bilseler hiç sorarlar mıydı? Bilmiyorlarmış ki sordular.”

   Ama verdiği cevabın yanlış olması onun hiç umrunda değildi.

   Eveeeet…

   Şimdi sıra geldi bu zatın kim olduğuna…

   Bu zat, eski Bayrampaşa müftüsü imiş, şu anda da İstanbul Müftü yardımcısı…

   Adı da Veysi Patır… 

(Ali Eren HocaEfendi Arifan Degisi Mayıs 2012 sayısı)

DEĞERLENDİRME!

   Gördüğünüz gibi belediyeler de bu saçmalığa müdahil olmuş durumda. Belediyeler tertip Ettiği bu organizasyonları internet sitelerinden de ilan ediyorlar. İş gerçekten çığrığından çıktı ve artık kabak tadı vermeye başladı.

   Ayrıca ne bu laubalilik ve ne bu sululuk. “Gayri Müslimlerin gönlü kırılmasın” mış! Müftülükten gelen bir insanın söyleyeceği laf mı bu? Sen nasıl müftüsün, müftü yardımcısısın? Sen dini nasıl anlatacaksın insanlara? Sana fetva soranlara da gönülleri kırılmasın diye istedikleri gibi mi fetva veriyorsun?

   Allah’ın hükmü ne olacak? Allah’ın hükümleri, bir takım insanların gönlünü almak, yaranmak için değiştirilebilir mi? Yanlış tevil edilebilir mi?

   Ama ediyorlar işte!

   Müslümanlar uyanın! Hakın kapısına dayanın… Ey ehli Sünnet kardeşler bırakın kendinizi kurtarmayı ümmet elden gidiyor. Artık daha ne kadar sessiz kalacaksınız, başınızı kuma gömeceksiniz…!!!

http://www.ismailaga.info

About ismailaga

Rahmetin Sanal Alemdeki tecellisi
Bu yazı REDDİYELER içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s