HANİ DİYALOG VARDI? PAPA’NIN UŞAKLARI İSRAİL’E NEDEN SESSİZ?

   Dinler Arası Diyalog toplantıları yapan zavallılar birlikte yaşama kültürü gibi konuları tartışıyorlar. Halbuki bütün dünya biliyor ki, Türkiye halkının Osmanlı’dan beri bütün inanç sahiplerine ibadetleri konusunda bir müdahalesi olmamıştır. Görüldüğü gibi gavurlar Müslümanlardan çok daha imtiyazlıdırlar. Böyle olmasına rağmen “barış içinde yaşama” safsatası ile toplantılar yapıyorlar.

   İnsan düşünmeden edemiyor: Bu barış bize mi yoksa kafirlere mi lazım?

   Bakınız mesela İsrail’de zorba Yahudiler, Müslümanların ibadet ettiği camiyi kendi kutsal günleri için kapatıyorlar.

HABER ŞÖYLE:

   İsrail yönetiminin Hamursuz (Pesah) Bayramı kutlamaları nedeniyle, Batı Şeria’nın El-Halil kentindeki İbrahim Camisi’ni iki gün süreyle kapatacağı bildirildi.
   AA muhabirine konuşan El-Halil Vakıflar Müdürü Zeyd el-Caberi, ”İsrailli yetkililer, Hamursuz Bayramı nedeniyle 27-28 Mart’ta kentteki İbrahim Camisi’ni ibadete kapatacaklarını Filistinli makamlara iletti” diye konuştu.
   İsrail yönetiminin camiyi Yahudi yerleşimcilere tahsis edeceğini ve Filistinlilerin girişini yasaklayacağını ifade eden Caberi, bu süre zarfında camiden ezan okunmasına izin verilmeyeceğini kaydetti.”

NEREDESİNİZ DİYALOGCULAR?

   Hani diyalog vardı? Diyalog toplantılarına Haham’da katılmıyor muydu? Nerede bu hahamlar? Nerede bu diyaloğu başlatanlar? Neden sesiniz çıkmıyor?

   Diyalog sadece Türkiye ile mi? Diyalog sadece Türki devletlerle mi? Diyalog sadece Asya kıtasıyla mı?

EVET, DİYALOG SADECE TÜRKİYE VE ASYA İLE SINIRLI… İSLAM ÜLKELERİ İSE KAN AĞLIYOR… BUNA DA CEVAP VERİN EY DİYALOGCULAR…

About ismailaga

Rahmetin Sanal Alemdeki tecellisi
Bu yazı REDDİYELER içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

HANİ DİYALOG VARDI? PAPA’NIN UŞAKLARI İSRAİL’E NEDEN SESSİZ? için 4 cevap

  1. gönüllüsü dedi ki:

    Müslümanlar büyük bir oyunun içine çekilmeye çalışılıyor adıda dinler arası diyalog…Gerçek ve bilinçli her Müslüman bilmelidir ki tek din İslam’dır.Erbakan hoca köşkte tarikat liderlerini topladı diye fırtınalar koparanlar olmadık iftiralar yayanlar, şimdi bunlar çok hoşunuza gidiyodur eminim.Buradan Müslümanlara seslenmek isterim yahudiler,hıristiyanlar ve diğerleri hiç bir zaman bizim hiç bir şeyimiz olamazlar.En büyük hoşgörü kaynağı İslam’dır.Bunun dışında başka bir takım sapık fikir ve ideolojilere gerek yoktur.

  2. ferhat dedi ki:

    Gönüllüsü kardeşime yürekten katılıyorum

  3. YÜKSEL TARANAOĞLU dedi ki:

    Eğer bu hıristiyan ve yahudi alemi ile dinlerarası diyalog yapılacaksa bende DİYALOGÇULAR İÇİN şu ayetin muhatabı olmamasını tavsiye ediyorum…

    HUD SURESİ-113. Zulmedenlere sakın meyletmeyin; sonra size ateş dokunur (cehennemde yanarsınız). Sizin Allah’tan başka dostlarınız yoktur. Sonra (O’ndan da) yardım göremezsiniz!

    Aman sakın ha!..Onların dini onlara, bizim dinimiz bizedir.Her zaman onlara Hak’kı ve hakikati tebliğ edelim hepsi o kadar.Hidayet Allah’tandır.

    EVET, BİZDE DİYORUZ Kİ ONLARLA DİN KONUSUNDA DEĞİL, HIRİSTİYANLARLA DİYALOG KURULMASI ONLARLA BİZİM ARAMIZDA EBEDİYYEN BARIŞIN SAĞLANMASI, İYİ GEÇİNİLMENİN ŞARTLARI VE LÜZUMU, PAPAZLAR VE BİZİM HOCALARIMIZ ARACILIĞIYLA TA Kİ KIYAMETE KADAR DOSTÇA GEÇİNMEK İÇİN ONLARLA AHİTLEŞMEK VE BU AHİTLEŞMELERİ DÜNYA KAMUOYU ÖNÜNDE RESMİYETE DÖKÜLMESİ GEREKİR. AKSİ TAKDİRDE ONLARA GÜVENİLMEYECEĞİ ASLA AKILDAN ÇIKARILMAMALIDIR.İŞTE BİZ BÖYLE DİYALOG KURULMASINI TEMENNİ EDİYORUZ.ONLARLA DİNLERARASI DİYALOG KURULMASINI İSTEMİYORUZ.TIPKI OSMANLI, GAYRİMÜSLİMLERİ TEBASINA ALDIĞI GİBİ ONLARA BAZI HAK VE ÖZGÜRLÜKLER VERDİĞİNE GÖRE; ŞİMDİ ONLARDA SÖMÜRDÜKLERİ İSLAM ÜLKELERİNDEN BİR AN EVVEL ÇEKİLİP GİTMELERİNİN ŞARTI DAYATILMALIDIR.AKSİ TAKDİRDE ONLARIN GÜVENİLİRLİĞİ OLMAYACAĞI YÜZLERİNE VURULMALIDIR Kİ BİR DAHA MÜSLÜMANLARA KALLEŞLİK EDEMESİNLER DİYEDİR.BÜTÜN TEDBİRLERİ ALMAK ŞARTI İLE,BİZ BÖYLE ANLAŞMA VE DİYALOG İSTİYORUZ.BUNDAN GAYRİSİ BOŞA KÜREK SALLAMAKTIR.UNUTMAYALIM Kİ MÜSLÜMANLAR HER ZAMAN ONLARA KARŞI UYANIK VE TEYAKKUZDA OLMALARI ŞARTTIR.GAVURLARIN DOSTLUĞU BİR YERE KADARDIR.ONLAR, BİZİM ZAYIF NOKTAMIZI YAKALARLARSA YİNE BİZE KARŞI SADİSTLİKLERİNİ YAPACAĞI KESİNDİR.TEDBİR ALMAK BİZDEN, TAKDİR VE YARDIM ALLAH’TANDIR…

  4. Osman Demiroğlu dedi ki:

    Türkçe konuşup yazarsak anlaşacağız. “Diyalog” Türkçe bir kelime değildir. Anlamı da karıştırılıyor.
    “diyalog”, -ğu Fr. dialogue
    a. (l ince okunur) 1. Karşılıklı konuşma: “Onun derslerinde biricik zaman ve mekân ölçüsü diyalogdur.” -N. F. Kısakürek. 2. Oyun, roman, hikâye vb. eserlerde iki veya daha çok kimsenin konuşması: “Kişileri canlı, diyalogları kişilerin karakter özelliklerini yansıtacak gibi ustalıkla seçilmişti.” -N. Cumalı. 3. Konuşmaya dayanılarak yazılmış eser. 4. mec. Anlaşma, uyum sağlama veya bu yolda çalışma.
    (Güncel Türkçe Sözlük)
    Bu bağlamda “diyalog”, konuşma yani tebliğ demektir. Tebliğ de farzdır. Biz dinimizi anlatırken konuşuruz. Hem kendimize hem de Müslüman kardeşlerimize nefis terbiyesini sözle anlatırız. Dinimizden olmayanlara da dinimizi yine sözle anlatırız yani tebliğ ederiz. Allah celle celalühü Hazretleri bize en güçlü silahı vermiş: Kuran’ı Kerim. Biz dinimizi Allah kelamı (sözü) olan Ayetlerle anlatırız yani konuşuruz, tebliğ ederiz. Şimdi elimizde böyle bir güç varken ister Yahudi, ister Hıristiyan İster Budist kim olursa olsun onlarla konuşmaktan, onlara tebliğ etmekten bir kokumuz olmaz. “İnanıyorsanız üstünsünüz.” Çünkü elinizde sizi üstün yapan bir güç var. Bu bağlamda cihat yani tebliğ farzdır. Bu farz da çağımızda kılıçla değil sözle yapılıyor. Sözle yapmak için de konuşmanız lazım. İşte burada söz oyunu devreye giriyor. Konuşmaya konuşma derseniz herkes anlıyor. Ancak diyalog derseniz bir öcüden bahsediyormuşsunuz gibi oluyor.
    dost Far. d°st
    a. 1. Sevilen, güvenilen, yakın arkadaş, gönüldaş, iyi görüşülen kimse, düşman karşıtı: “Dostlar beni hatırlasın.” -Âşık Veysel. 2. Erkek veya kadının evlilik dışı ilişki kurduğu kimse, zamazingo: “Bir dostu vardı, belalı, çapkın bir delikanlı.” -H. R. Gürpınar. 3. Sahibine sevgi gösteren hayvan: Köpek insan dostudur. 4. Bir şeye aşırı ilgi duyan, koruyan kimse: Kitap dostu. 5. sf. İyi geçinen, aralarında iyi ilişki bulunan: “Yüzleri tatlı, dilleri tatlı, dost insanlardı bunlar.” -T. Buğra.
    (Güncel Türkçe Sözlük)
    Rabbimiz bize diğer dinlerden olanlarla “dostluk” kurmayı yasaklıyor. Kur’an’ı Kerim’de bu kavramı karşılayan kelime ise “veli” . Bu kelimeyi güzel Türkçemizde de kullanıyoruz. “Allah’ın velisi gibi, Ali’nin velisi” gibi. “Allah’ın velisi” Allah dostu demek. Alini velisi ise öğrencinin resmi sorumlusu demektir. Başkalarını veli edinmek yasaklandığına göre burada temelde iki yasak çıkar. Bir: Kendi dininizden olmayanlarla dostluk etmeyin, onlara sırlarınız açıklamayın, güvenmeyin. İkincisi ise kendinizden olmayanları veli yani sorumlu yapmayın, siyasileriniz ve yöneticileriniz alnı secdeye gidenlerden olsun. Yoksa onlarla konuşmayın, onlara tebliğde bulunmayın anlamı çıkmıyor. Zira bu anlam dinin özüne aykırı.
    Bu bağlamda dini tebliğ sözle olur. Konuşmayla olur. Kişi düşmanıyla bile konuşabilir. İki ülke harp eder. Sonra ateşkes yapar. Sonra da barış anlaşması imzalarlar. Bunların hepsi konuşmayla olur. Yani frenkçesi diyalogla. Ama yine de birbirlerine güvenmeyebilir, sırlarını vermeyebilir bu ülkeler. Diyalog sadece konuşmak demektir. Dostluk kurmak başka, konuşmak yani tebliğ başkadır. Efendimiz (SAV) Ebu Cehil, Ebu Lehep ve diğer herkesle konuştu. Hıristiyanlarla ve Yahudiler ile de konuştu. Rabbi Zul Celal Hazretleri Hz. Musa’yı Firavun gibi bir şerliye gönderirken bile “kavli leyin” (yumuşak lisanla konuşmak) tavsiye etti. Yani git onunla konuş dedi. Frenkçesiyle diyalog kur dedi. Onunla dost ol demedi. Demek ki diyalog yani konuşmak farklı dostluk farklı. Çünkü tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır demiş atalarımız. Herkesle konuşan Peygamberimiz de (SAV) bu emirleri dinledi. Onun sözünü dinleyenler mümin oldu. Dinlemeyenler olmadı. Diyaloga karşı çıkmak konuşmaya karşı çıkmaktır. Konuşmadan da dininizi kendi çocuğunuza bile anlatamazsınız.
    Diyalog, dostluk gerektirmez. Ancak tebliğ, konuşmayı yani diyaloğu gerektirir. Elimizde Kur’an varken kimseyle konuşmaktan korkmayız. Bize düşen de hüsnü zandır. Dünyada bir kişi bile diyalog sayesinde yani derdimizi konuşarak başkalarına anlatma sayesinde Müslüman olsa bu durum hadisi şerifin ifadesiyle üzerine güneşin doğup battığı her şeyden hayırlıdır. Bu bağlamda her gün onlarca insanın imanına vesile olan konuşmaları, Kur’an’ın elmas kılınçlarının konuşmayla anlatılmasını neden yadırgıyoruz?
    Görüldüğü üzere tebliğ ile konuşmayı ayıramıyorsunuz birbirinden. Ama konuşma veya tebliğ yerine Türkçe olmayan bir diyalog sözünü kullanırsanız kafaları karıştırıyorsunuz. Bu da gerçeği çarpıtmak oluyor.
    Yok, bu işi bu diyalogcular yapamıyor, onlar güzel konuşamıyor, gerçekleri güzel anlatamıyor, dilleri kekeme diyorsanız, dünya geniş. Efendimiz (SAV) de benim adım güneşin doğup battığı her yere gidecektir diyor, bize hedef veriyor. Gidin siz de diyalog yapın yani konuşun, yani anlatın, yani tebliğ edin.

    Ben yapamıyorum ama yapanı alkışlıyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s