Zaman Gazetesinde BÜYÜK diyalog SKANDALI

   Zaman Gazetesi Dinler Arası Diyalog süreci ile başlatılan oyuna yeni bir skandal daha ekledi. Peygamberimizi yanlış tanısa bile aklen Allah’ın varlığına ve birliğine ulaşanların cennete gireceğini zırvaladı.

   Öncelikle yazıya bir göz atalım. 3 Nisan 2013 tarihli nüshanın 24. sahifesinde Ümit Kesmez imzasıyla kaleme alınan yazının başlığı şöyle: “La ilahe illallah diyen cennete girer mi?”

   Yazının başında halkın tepkisi dile getirilerek şöyle deniyor: “Son günlerde, ‘Sizler, şunu-bunu, Peygamberi kabul etmeyeni cennete sokuyorsunuz” diye ısıtılarak yeniden “servis” yapılan bir konu var”

   Bu başlıktan sonra öyle güzel bir giriş yapılıyor ki zannedersiniz yazıyı bir Şeyhü’l İslam kaleme almış. Peygamberimize inanmayanların kesinlikle cennete giremeyeceği, aslında Muhammedün Resulüllah’ın da La ilahe illlah cümle-i tayyibesinde olduğu gibi ifadelerle tenkitlere cevap niteliğinde seyreden bir yazı… Ancak yazı ilerleyen satırlarda birden seyrini değiştiriyor…

   Anlayacağınız iş yine kalem ustalığı ve kelime kalabalığına getiriliyor…

   Yazının dördüncü maddesinde aynen şöyle diyor.. Gazetenin görüntüsü:

PEYGAMBERİ YANLIŞ TANISA BİLE!

   Gazetenin başlığını büyük puntolarla verdiği yazıyı kaleme alan şahıs konuyu bağlayıp fetvayı veriyor:

zaman gazetesi-zaman-zaman-gazete   “Günümüz dünyasının yarısı Allah Resulü’nü tanıyor, tanıyanların da yarısı yanlış tanımaktadır. Bunlar arasında herhangi birisi aklıyla Cenab-ı Mevla’nın varlık ve birliğine ulaşsa, ancak O’nun Peygamberi hakkında malumat sahibi olmadan vefat etse hüküm aynıdır”

Yazıya göre:

   Yani Yahudi Hıristiyan vb. de olsa bir insan sadece Allah var ve birdir diye bir düşünceye kapılsa… (ki bu gün böyle bir düşüncede olan kâfire rastlamak imkânsızdır. Çünkü misyonerler bütün dünyada kendi batıl ilah inançlarını yaymışlardır.)  Böyle bir düşünceye kapılsa ama Peygamberimizi yanlış tanıttıkları için ona küfretse, hakaret etse, Kur’an-ı Kerimi yalanlasa “Arapların çöl kanunu” dese bu adam cennete girebilirmiş!

   Yani bir insan Allah’ın varlığına ve birliğine inansa ama Peygamberimizi yanlış tanıdığı için onu yalanlasa, karikatürünü çizip hakaret etse yine de cennete girebilirmiş!

   Yani bir insan Allah’ın varlığına ve birliğine inansa ama öldükten sonra dirileceğine inanmasa veya öldükten sonra kedi, fare veya bir bitki gibi tekrar dünyaya geleceğine inansa yine cennetlikmiş!

   Yani bir adam Allah vardır ve birdir gibi bir düşünceye sahip olsa ama imkanı olduğu halde araştırmayıp Peygamberimize inanmadan, İslam dinine girmeden ölse cennetlikmiş!

   Peygamberimiz zamanında, özellikle Yahudiler Peygamberimizi kendi çocuklardan daha iyi tanıyorlardı. Bu hakikat ayet-i kerimede şöyle belirtiliyor:

  “Kendilerine kitap verdiklerimiz onu (Peygamberi) oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Böyle iken içlerinden bir takımı bile bile gerçeği gizlerler” (Bakara 146)

   Böyle olduğu halde Peygamberimiz Yahudi ve Hıristiyanları İslam dinine davet etmiş, Kur’an-ı kerimde de Peygamberi tanısa bile inanmayan, inkar eden ehli kitabın cehennemlik olduğu beyan edilmiştir.

   “Şüphesiz, kitap ehlinden ve müşriklerden inkar edenler, içinde ebedi kalıcılar olmak üzere cehennem ateşindedirler. İşte onlar, yaratılmışların en kötüleridir.” (Beyyine 6)

   Yazar kendisi ile de çelişmektedir. Öncelikle verdiği misal “Peygamberin risaletine ulaşamayanlar” olduğu halde sonra işi Peygamberi tanıyanlara kadar getirmektedir.

HEZEYAN ÖTESİ BİR YAZI!

   Değerli Gönül Dostları! Öncelikle şunu beyan edelim ki, bir kişinin Allah vardır ve birdir demesi,  Peygamberimize ve getirdiğine iman şartı ile birlikte Müslüman olması gerekir. Yani burada asıl mesele Müslüman olmaktır. Çünkü müslüman olmayan kurtuluşa eremez.

   Dikkat ettiyseniz Kur’an-ı Kerimde çeşitli ayetleri bir araya getirdiğimizde Allah’a, Resulüne, meleklerine, kitaplarına ve diğer iman hususlarının inanmanın zaruriyetinden bahsedilirken kişinin, Allah katında kabul edilmesini ise MÜSLÜMAN olmasına yani İslam dinine girmesine bağlamıştır.

   “Şüphesiz ki Allah katında tek din İslam’dır…” (Al-i İmran 19)

 “Peki onlar, Allah’ın dininden başka bir din mi arıyorlar? Oysa göklerde ve yerde her ne varsa -istese de istemese de- O’na teslim olmuştur ve O’na döndürülmektedirler.” (Al-i İmran 83)

   “Kim İslam’dan başka bir din ararsa asla ondan kabul edilmez. O, ahirette de hüsrana uğrayanlardandır.” (Al-i İmran 85)

   Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Necaşi ve diğer krallara yazdığı mektupta da “İslam Dinine” davet etmiştir:

   “Allah’ın kulu ve Rasûlü Muhammed’den, Bizans’ın Başı Herakliyus’a.  Selam hidayete tabi olanların üzerine olsun… Bundan sonra ey kral, seni İslâmiyete davet ediyorum. Müslüman ol……”

    Görüldüğü üzere kişinin Allah’ın varlığını ve birliğini idrak etmesi yeterli olmuyor. Kişi İslam’a girmeden kurtulmuyor. İslam dinini çeşitli vasıtalarla bütün dünyanın tanıdığı şu dünyada böyle bir idrakin hiçbir değeri kalmıyor.

    “Allah, kimin göğsünü İslam’a açmışsa, artık o, Rabbinden bir nur üzerinedir” (Zümer 22) Diğerleri ise karanlıklar içerisindedir.

KELİME OYUNLARI İLE KANDIRMAYIN HALKI!

   Nedendir bilinmez cennet ve cehenneme kimin gireceği konusunu işledikleri zaman “fetret ehlini” (Allah’ın dininin ulaşmadığı insanlar) ileri sürerler ve öyle bir yazı kaleme alırlar ki, yukarıda gördüğünüz gibi kelime kalabalığında herkesi sokmuşlar cennete. Adama sormazlar mı: “Nedir bu fetret ehli ile işiniz?”

   Öyle ya adı üstünde fetret ehlidir ve Allahu Teala’nın dini ve Peygamberi o dönemde kendilerine ulaşmamıştır. Onların böyle bir fetvaya da amel edemeyecekleri için ihtiyacı yoktur. O halde nedir derdiniz?

   Derdiniz kafa karıştırmaktır…

   Allem edip kallem edip lafı fetret ehline getirip fetvayı verirsiniz:

   “Günümüz dünyasının yarısı Allah Resulü’nü tanıyor, tanıyanların da yarısı yanlış tanımaktadır. Bunlar arasında herhangi birisi aklıyla Cenab-ı Mevla’nın varlık ve birliğine ulaşsa, ancak O’nun Peygamberi hakkında malumat sahibi olmadan vefat etse hüküm aynıdır”

LA İLAHE İLLAH DİYEN CENNETE GİRER!

   Yazar daha fetret ehli konusunda bile fikir yürütmekten başka bir delil getiremese de bu hadisten yola çıkarak ağzındaki baklayı çıkarıyor: “Zaten Allah (Celle Celaluhu) bizi, ne cennetin ne de cehennemin kapısına bekçi tayin etmiştir! Aynı zamanda cennet, bize miras kalan üç dönümlük bir alan da değildir ki başkasının oraya girmesi bize tahsis edilen alanı daraltmış olsun! Bizim yapmamız gereken, bu işin hakikatini anlamaya çalışmak, ihtilaflı gibi duran yerleri te’vil ve mucibince amel etmektir.”

   Yazara sormazlar mı ki: “Cennete kimseyi sokmamak bize kalmadı da herkesi doldurmak, Allah’ın giremez dediğine de girer demek size mi kaldı?”

   Allah’ın dinini savunmayı “cennette yer kavgasına” çeken yazar bir de ihtilaflı(!) olan yerleri te’vil edip mucibince de amel edecekmiş… Sizin te’viliniz ancak bu kadar olur.

   Bir kere Peygamberimizin “La ilahe illallah diyen cennete girer” sözünün muhatabı kimdir bunu bilin. Peygamber Efendimiz bu hadis-i şerifi neden söylemiştir bunu bilin. Bunları bilmez iseniz, bilmediğinizin cahili olup konuyu ihtilafı zannedersiniz. Sonrada kendi yolunuza (size dayatılan diyalog oyununa) göre tevil edip hataya düşersiniz…

   Hadis-i şerif İslam’daki tevhid inancının ve imanın bir hulasası niteliğindedir. Bir kişi Allah’a ortak koşmadan “İhlas suresinin” manasında ifade edilen hakikat gibi temiz ve pak bir inanç ile ölürse, imanını bu halde muhafaza eder ve kurtarırsa cennete girer demektir. Yani hadis-i şerifin muhatapları Müslümanlardır. Bu konunun kaynağı olan ayet şudur:

   “Şüphesiz Allah kendisine şirk koşulmasını kesinlikle affetmez, şirk dışındaki günahları dilerse affeder. Kim Allah’a şirk koşarsa gerçekten büyük bir günah işleyerek iftirada bulunmuş olur.” (Nisa 4/48)

   Görüldüğü gibi hadis-i şerif ayeti tefsir, ayet de hadis-i şerifi teyit etmektedir.

   Sahabe-i kiram bu hususta Resulüllah Efendimize ısrarlı sorular yöneltmişler ve kesin cevaplar almışlardır. Mesela onlardan bir tanesi de şudur:

  Ebû Zer’den (Radıyallahü anh) anlatıyor:

   Rasûlullah’ın (Saiiaiiahü aleyhi ve seilem) yanına geldim, üzerinde beyaz bir elbise vardı ve uyuyordu. Sonra konuşmak için tekrar geldim, yine uyuyordu. Bir müddet sonra tekrar geldim, baktım ki RasûluMah uyanmış, dizinin dibinde oturdum. Bana dedi ki:

   “Bir kul Allah’tan başka ilâh yoktur der ve bu iman ile ölürse kesinlikle cennete girer.”

Ben ona:

   “Zina etse de, hırsızlık yapsa da mı?” diye sordum.

Rasûlullah şöyle buyurdu:

   “Evet, zina etse de, hırsızlık yapsa da.,” (Müsned-i Ahmed)

   Bu müjdenin Müslümanlara olduğu aşikardır. Hadis-i şerifin ravisi devamla şöyle demektedir:

   “Daha sonra Hazreti Peygamber’in (Sallallahü aleyhi ve sellem) huzurundan ayrıldık ki bunu insanlara müjdeleyelim. Yolda Ömer b. Hattab (Radıyallahü anh) karşımıza çıktı, (olayı öğrenince) bizi Rasûiullah’a geri getirdi ve i(Ey Allah’ın Rasûlü! Buyurduğunuz müjdeli haber insanlara duyurulduğu takdirde buna güvenirler (de ibadeti azaltabilirler), ” dedi. Bunun üzerine Rasûlullah sükût etti (bir şey demedi).

   Bu hadis-i şerife göre bir mümin ne kadar günahkâr olsa da şirk bulaşmamış bir iman ile ölmesi halinde cennete girecektir. İşlediği günahları kabir, mahşer gibi sıkıntılar temizlemedi ise (Allah’ın rahmeti ile affettikleri hariç) cehennemde yanacak ve nihayetinde muhakkak cennete girecektir. Yine bu konuyu izah eden bir haidis-i şerif şöyledir:

   “Kalbinde bir arpa (tanesi) ağırlığınca hayır (yâni iman) bulunduğu halde “lâ ilahe illallah diyen herkes cehennemden çıkacaktır. Keza: kalbinde bir buğday (tanesi) ağırlığınca iman bulunduğu halde “Lâ ilahe illallah” diyen herkes cehennemden çıkacaktır. Kalbinde zerre ağırlığı kadar hayır iman bulunup da “Lâ ilahe illallah” diyen herkes de cehennemden çıkacaktır.” (ibni Mace, Zühd)

   Bu manayı destekleyen başka bir hadis-i şerif şöyledir. Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), şirk üzere ölmeyen ve kalbinde zerre kadar imanı olan Müslümanlara şefaat edecektir.

   Bize Ebû Bekr ibnu Ayyaş tahdîs etti ki, Humeyd et-Tavîl şöyle demiştir: Ben Enes(ibn Mâlik) ten işittim, şöyle dedi: Ben Peygamber(Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den işittim, şöyle buyuruyordu: “Kıyamet günü olduğunda (Allah tarafından) umûmî şefaate ben me’mûr edilirim.

Ben:

– Yâ Rabbi, kalbinde hardal tanesi kadar îmânı olanları cen­nete koy! diye niyaz ederim.

Bunlar cennete girerler. Sonra ben:

– Yâ Rabbi, kalbinde hardal tanesinden daha az îmânı olanları da cennete koy! diye şefaat ederim”.

   Bütün bunlardan anlaşılacağı üzere “La ilahe illallah diyen cennete girer” hadis-i şerifi Müslümanları muhatap almaktadır. Sahabe, tabiin, muhaddisler, müfessirler bundan başka bir mana çıkarmamışlardır.

   Yazar devamla şöyle diyor: “Zira söylemediği bir beyanı Allah Resulüne izafe ederek hakkında hadis uydurmak ne ise O’nun beyan buyurduklarını da yok saymak aynı şeydir”

   Peygamberimizin söylemediği bir hadisi uydurmak çok büyük günah da, o hadisi kendi keyfinize göre yorumlayıp kafirlere uyarlamak günah değil mi? Bir de sanki bu hadis iddialarına delilmiş gibi “yok saymanın” da büyük bir vebal olacağını söylüyor.

DİYALOG OYUNU DEVAM EDİYOR…

   Evet, biz bütün bu kelime oyunları arasında dayatılan “Müslüman olmayanlar da cennete girer” mesajından anlıyoruz ki, bunlar “dinler arası diyalog” oyununa devam ediyorlar. Başlattıkları ihaneti görmezden geliyor, kendilerini Peygamberimizi tanıtan gönüllüler gibi lanse ediyorlar. Halbuki dinler arası diyaloğun amacının Müslümanlaştırmak olmadığını herkes biliyor..

   Fıkıh üstadı olarak kabul ettiğiniz ve Abant Plaformunda alkış tuttuğunuz konuşmasında Hayrettin Karaman ne demişti:

   “Bütün insanların Müslüman olmaları’ dinin, Kur’ân’ın hedefi değildir.” (Polemik Değil Diyalog, s. 41);
   “Müslümanların çoğu ‘Peygamberin, bütün din sâliklerini İslâm’a çağırdığına’ inanırlar”(Polemik Değil Diyalog, s. 35);
   “Peygamberimiz ‘Yahudiler mutlaka Müslüman olsun!’ demiyor, ‘Hıristiyaanlar mutlaka Müslüman olsun!’ demiyor.”(Polemik Değil Diyalog, s. 35);
   “Diyaloğun hedefi, tek bir dine varmak, dinleri teke indirgemek olmamalı” (Polemik Değil Diyalog, s. 36);
   “Kur’ân-ı Kerîm’de Ehl-i Kitab’la ilgili devamlı vurgulanan şey; Allah’a iman, âhirete iman ve amel-i salihdir. Kur’ân birçok âyette bunu söylüyor; yani ‘Peygambere iman edin’ demiyor.” (Polemik Değil Diyalog, s. 37);

www.ihvanlar.net

   Diyalog toplantılarında ne oluyor? Bakın bir misal: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

   Diyaloğun sonucu nedir? İŞTE VİDEOSU:

Reklamlar

About ismailaga

Rahmetin Sanal Alemdeki tecellisi
Bu yazı REDDİYELER içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

19 Responses to Zaman Gazetesinde BÜYÜK diyalog SKANDALI

  1. Ali dedi ki:

    Allah bu cahil insanlara yardim eylesin. bu insanlara ön ayak olanlarada hidayet versin bir an evvel dogru yolu bulsunlar islama faydalari olsun.

  2. Talha Cecen dedi ki:

    Guney Kore merkezli (ve ABD finansli) MOON isimli bir tarikat var, kurucusu olan sozde rahip’ten aliyor bu ismi. Degisik milletler arasinda evlenmeyi tesvik eden bu tarikat da Kore’nin Budistlerini Hristiyanlastirdi. Diyalog faaliyetleri cok genis olan, maddi destegi bol ve surekli bir sekilde misyonerlik organizasyonlari yuruten MOON tarikati Gulen grubuyla gayet iyi iliskiler icerisinde. SAMAN TV’nin yayin yaptigi uydu kanali bu tarikat’in hediyesidir. Amaclari cok buyuk benzerlik icinde oldugu icin basin yayin servislerinde de paralel calisma icerisindeler ve bu iki grubun da geveledikleri seyler ayni, “Diyalog, herkes Cennetlik, iman’in sartlarinda tenzilat” vs vs vs. Yurtdisinda oyle oyunlar ceviriliyor ki.

    T.

    • Mehmet Demirel dedi ki:

      Talha bey, lütfen belgelerle iddanızı destekleyiniz. Yoksa iftiraya girebilir.
      Saygılarımla,

  3. burak dedi ki:

    kehf suresi 105. ayet her şeyi ispatlıyor zaten

  4. murat dedi ki:

    Kardeşlerim bunlar normal abd dış elçisi bölünme sürecini destekliyor neden çünkü hedef Türkiye’de islamı bitirip kafir pkkyı hakim kılmak

  5. burhan dedi ki:

    Selamün Aleyküm Sizlerin bu söylediklerinizi ben her gün feytullahçılara her gün söylüyorum.Ama hiç birisi benim söylediklerimi kabul etmiyorlar.Hep onu savunuyorlar.Hiç birisi benim söylediklerimi kabul etmiyor.Bizi belki hadi demiyeyim.Bende diyorum ki Allah onların kalplerini mühürlemiş sanırsam.Büyük ihtimalle o grupta çıkarları var.Neden bunlar gerçekler gün gibi aşikarken niye kabul etmiyorlar.Allaha emanet olun.

    • Emirhan BAHADIR dedi ki:

      Bence Risale okuya okuya büyüleniyorlar… Bunların risalesi ebcet hesabı ile yazılmış. Dikkat ederseniz bir araya gerdiklerinde anlamadıkları halde sadece risale okunur sıklıkla… BUnun sebebi büyüleniyor olmaladır.

      Ayrıca bunlar için internet yasak. İyi bakmıyorlar yani. Ancak tv serbest. Çnki tv piyasası onların yanı tv kontrol altında. Ama iinternet ortamı kontrol altında değil. İsteyen istediği bilgiyi ekleyebiliyor. Çok seslilik hakim.

      Ayrıca fetullah güleni tartışmak yasak. Siz beni savunmayın Allah bizi savunuyor diyorlar. Böylece yanlışlarını insanların görmemesini saplıyorlar. Göz göre göre insanlara 3 maymunu oynatıyorlar.

      Bu insanlar bu tür konuları dışarıda asla konuşmuyor. Konuşmayınca da yanlışlarını farkedemiyor.

      bediuzzaman dahi “İsa as. gelecek ve hristiyanlık dini hakikisi ile hükmedecek diyor.” Bunların gayelerini iyi anlayın. Hepsi kelime oyunu

      • şahin dedi ki:

        EMİRHAN kardeşim yanlış mı anladım yoksa sen Bediüzzaman ve risalei nur a karşı biraz tepkili misin. İsa as. islam dini ile hükmedecek bunu biliyoruz. risale i nurda bu sözün nerde geçtiğini ve devamında ne yazdığını biliyorsan yazabilir misin. çünkü bende bazen çok severek okuyorum ismailağa dan da risaleye reddiye görmedim.(bu arada fethullahtan ve avanesinden nefret ediyorum kuran ve risaleyi amaçları için kullandıklarını düşünüyorum)

      • Mehmet Ali dedi ki:

        Neden nefret ediyorsun eger onlari yanlis yolda görüyorsan islahlari icin dua et. Bu bir müslümana daha cok yakisir

      • Mehmet Demirel dedi ki:

        Sayın Emirhan bey, risale-i nur Kur’anı Mucizül Beyanın en tesirli ve açıklayıcı bir tefsiridir. Ayrıca Risale-i Nur iman hakikatlarını anlatan son devrin en büyük din mazlumlarından olan büyük bir velinin eseridir.

        Sizin de okumanızı ısrarla rica ederim.

      • yakub dedi ki:

        Öncelikle bu risalei nur kitapları sadece diyalogçuların tekelindemidir. başka nur cemaati yokmudur; Çıkıp bizi ve üstadımızı kirli düşüncelerinize alet etmeyin diyecek babayiğitler kalmadı mı Risalei Nur talebeleri içinde. ( bireysel olarak buna karşı olan arkadaşlarımız tabii ki vardır. Allah sayılarını artırsın. )

        Sanmam ki tek başına risalei nur okumakla büyülensinler. keşke öyle olsa o zaman daha kolay gerçekleri anlayabilirlerdi. Risalei nur okumalarının yanında tahmin ediyorum CIA Mossad vb. kurumların uyguladıkları beyin yıkama yöntemleri de kullanılmakta. tabi sadece risalei nur okuyup diğer kitapları bir tarafa atmak tetikleyici bir etki yapabilir.

        Risalei nura tefsir demek biraz abartılı olur zannımca. risalei nur kitaplarına tefsir dersek öbür tefsirlere ne diyeceğiz. ayrıca her işi yapmanın bir usülü vardır ki islam uleması tefsir yazımı işinin nasıl olacağı hususunu çok sıkı kurallara bağlamıştır. Risaleler bu usüllere uymamaktadır. Risalei nur nevi şahsına münhasır islama hizmet eden bir külliyattır. diğer islam kitapları gibi doğrularını alırız. peygamber sözü değildir. saidi nursinin yanıldığı yerlerde olabilir. ama bildiğim imana taalluk eden bir hata yoktur risalei nurda. okunur dinlenir. ama tek başına onu okuyup 1400 senelik islam birikimini bir tarafa atarsak tam da islam düşmanlarının istediğini yapmış oluruz. Zaten bu diyalog işini kaşıyanların çoğunluğu tek kaynaktan islam öğrenmeye çalışanlardan çıkmaktadır maalesef.

  6. salih agaoglu dedi ki:

    bunlar rahatsız insanı günaha sokarlar.suizan etmeyelim diyoruz her gün yeni sapıklık arkadas bu nedir yaw kime neye hizmet ettikleri belirsiz,samanyolu haber diye bir kanal var haber kanalı sorsan müslüman kanal haberleri oradan takip edelim diyoruz aman yarabbim diger kanallarda öyle spiker yok açık saçık.
    bir ara kapalılar vardı şimdi fora..
    Mevla bunları ıslah etsin ıslahları mümkün değilse şerlerinden ümmeti emin eylesin.
    bu ne rezillik birde islam kisvesi altında yapılıyor bunlar.

  7. Yakup dedi ki:

    Sadece yazıda geçen Allah kimseyi cennetin cehennemin kapısına bekçi tayin etmedi kısmını bile ele alsak yazı çürüyor. Ne yani Allah sizin gibi düşünmeyenleri bekçi tayin etmiyorda sizin gibi düşünenleri mi bekçi tayin ediyor. Sizin gibi düşünmeyenler İslamdan başka bir din arayan, islama şirk fikirler karıştıran tevbe etmediği müddetçe cennete giremez diyor. Bu fikirleri yayanlar ve müdafileri ise ise cennetin kapısına bekçi olduk. kafamıza göre takılıyoruz diyorlar. bekçilik kavramının ne olduğundan bile habersizler. bekçi eve kafasına göre adam alamaz. evsahibi ne derse onu yapar.

    Bu fitneye yol açan ve savunanlara Allah ıslah etsin diyordum ama hergün hergün müslümanların bu kadar zayıf olduğu bir ortamda islamı yahudi ve hristiyanlara peşkeş çekenleri Allah hem bu dünyada hem ahirette rezil rüsvay eylesin. tüm planlarını kendilerine çevirsin diyorum artık.

  8. Anonim dedi ki:

    allah bizi ve ailemizi bu insanlardan korusun

  9. RIDVAN dedi ki:

    ALLAH böylelerin şerrinden bütün müslümanları korusun.Rahmetli NECİP FAZIL’IN dediği gibi surda bir gedik açmak.ALLAH amaçlarını uygulamaya fırsat vermesin.RABBİM kendi dininin kıyamete kadar bekçisidir.Onların bir hesabı varsa RABBİN’DE bir hesabı vardır.Görelim bakalım MEVLAM neylerse güzel eyler.Kalın sağlıcakla.

  10. Okan dedi ki:

    kaynak olarak bunu gösteriyolar: Bkz. Bediüzzaman, Mektubat, 26. Mektup, Beşinci Mesele, Dördüncü Mebhas; Kastamonu Lâhikası 83; Gülen, Prizma 8/167

    bediüzzaman da böyle söylüyomuş ne düşünüyosunuz said nursiyle?

  11. Talha Cecen dedi ki:

    MEHMET DEMIREL bey,
    link burada

    http://www.dailymarkets.info/fethullah-gulen-opus-dei-ve-moon-tarikati-iliskileri/

    Ingilizce, Fransizca, Rusca yayin yapan sitelerden de bulunabilir bu hususta haberler.

    T.

    • uhuvvet dedi ki:

      Mahmut efendi gibi büyük bir zatın resminin bulunduğu bir sayfada ,sözlerinize delil olarak gösterdiğiniz linkdeki f gülenle ilgili haber tamanen iftiradır,bunları ispat ederim.zira f gülen hayatını anlatan kitablar var bunlarada baka bilirsiniz.

  12. hakan dedi ki:

    Bu yazıyı bende okudum hatta sayfayı kopardım saklıyorum olurda birgün birilerine işte peşinden koştuğnuz kişiler bunları söylemişti diye…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s